DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 21°C
Parçalı Bulutlu

Bursa’yı bekleyen büyük tehlike!

Bursa’nın İznik ilçesine bağlı Aydınlar köyü Dibek mevkiinde açılması planlanan maden, İznik Çevre ve Yaşam Plartformu’nun düzenlediği toplantıda masaya yatırıldı. İznik Gölü havzası üzerinde bulunan ve 700 bine yakın meşe ve kayın ağacının bulunduğu alanda maden açılması durumunda yaşanacaklar şöyle sıralandı: Günde 216 kilo dinamit patlatılacak, yeraltı su kaynakları yatak değiştirecek, evlerde kalıcı hasar olacak, ağır metaller göle karışacak, kükürt salınımı olacak, asit yağmurları yağacak, zeytin ağaçları zarar görecek…

22.08.2019
18
A+
A-

İznik Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda yapılan toplantıda konuşan uzmanlar, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu beklenen maden sahasının doğaya ve insana vereceği zararları vatandaşlar ile paylaştı.

Plartform adına konuşan Taylan Devrim Ercan, “UNESCO Kültür Mirası geçici listesinde yer alan İznik, bugün ne yazık ki açılması planlanan maden ocakları ile anılıyor” dedi.

‘BİN 800 HEKTARDAN BÜYÜK’

Ercan, “Ergüden madencilik işletmesi, İznik-Aydınlar Mahallesinde çinko-bakır-kurşun aramak için gerekli işlemleri başlatarak, İznik’in eşsiz güzellikteki doğasının tam orta yerinde bir maden arama sahası kurmayı planlamaktadır. Söz konusu edilen faaliyet alanı bin 800 hektardan büyük bir araziyi kaplamaktadır.1. sınıf tarım arazisi olan bu alanda bölge halkı geçimini zeytinden sağlamaktadır. Eğer bu proje hayata geçirilecek olursa, kaliteli ürün veren zeytin ağaçları kesilecek, toprak, madenin çevreye vereceği zarar ile tarımsal verimliliğini kaybedecek ve köylünün en önemli geçim kaynağı ve üretimden beslenen hayat tarzı da ellerinden alınmış olacaktır” diye konuştu.

DOĞADER Başkanı Caner Gökbayrak ise şu tespitlerde bulundu:

‘GÜNDE 216 KİLO DİNAMİT PATLATACAKLAR’

“Maden hakkında ÇED raporunu detaylı olarak incelerseniz sahanın başta Aydınlar, Derbent köylerini ve zeytinlik alanlarını kapsadığını görürsünüz. ÇED raporunun verildiği alan İznik’ten daha büyük. Madene ruhsatı, İznik gölü koruma bandına rağmen verilmiş. ÇED raporları bilimsel raporlara dayanmalı. Madenler konusunda 5 kez yönetmelik değiştirilmiş. Bu halkın aleyhine şirketlerin lehine olmuş. Maden arama alanı çok küçük. Ruhsat alanı ise devasa. Günde 216 kilogram dinamit patlatacaklar. Ayda 5 bin 616 kilogram eder. Bunun etkenleri dehşet verici olacak. Orman ve zeytin tarlaları toza bulanacak. Yapraklara bulaşan toz zamanla ağacı da yok edecek. Yeraltı su kaynakları yer değiştirecek. Evlerde kalıcı hasarlar belirecek. Bitkisel toprak yüzeyi 11 cm derinliğinde kazınacak bu tam 7 yıl sürecek.”

‘FATURA YOKSULA ÇIKIYOR’

Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Doç. Dr. Erkan Yaslıoğlu ise “Maden ocaklarının işi bittiğinde şirketler, sahanın eski haline getirilmesi konusunda taahhütte bulunuyorlar ancak bunu başaramadan iflas ediyorlar. O nedenle işin yükü yine kamuya kalıyor. ABD’de bir maden şirketine böyle bir taahhüt tam 187 milyon dolara mal oldu. Bir avuç azınlığın mutluluğu ve zenginliğin faturası yoksul halka çıkıyor” dedi.

‘TARLALARA ASİT YAĞACAK’

U.Ü Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertuğrul Aksoy, “Sahada 780 ton cevher olduğu belirtiliyor. Maden aynı sahada zenginleştirilmiyecek deniliyor. Ancak, pasa alanı için 34 dönüm ayrılmış. Buraya 480 bin ton maden posası dökülecek. Yağmur yağdığında çıkarılan paso içindeki kükürt buharlaşıp havaya karışacak. Yine yağmurlar ile birlikte asit olup zeytinlerin üzerine yağacak. Kaldıki burası İznik Gölüne eğimli bir alan. Gölü de kirletecek” ifadelerini kullandı.

‘EKOLOJİK YIKIM’

Uludağ Üniversitebi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala ise toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“İznik doğa açısından önemli bir ilçe. O sahada kamu yararı yok. Birileri para kazanacak. Sonrasında ekolojik yıkım ve insan sağlığını tehdit edecek. Balkıkesir’in Balya ilçesinde Fransızlar 1880’li yıllarda kurşun ve çinko maden işlettti. Maden 1940 yılında kapatıldı. O işletme Balya ilçesine 2 milyon ton posa bıraktı. Aradan 80 yıl geçti. O gün nüfusu 40 bin olan Balya’da bugün 3 bin kişi yaşıyor. O derelerde ne bir balık yaşıyor nede üzerinden bir kuş uçuyor artık. Maden atıkları hala yüzey ve yeraltı sularına karışıyor. Bu durum İznik’te de yaşanacak. Ekolojik yıkım olacak. Gönül rahatlığı ile tek bir zeytin yiyemiyeceksiniz. Dava açarak mücadele yetmez. Örgütlü mücadele şart. ÇED süreci demek şirketlerin meşrulaştırılması demektir.”

‘O ÇED RAPORU ÇIKACAK’

Bursa Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Avukat Erol Çiçek ise “İznik gölü havzası kuşların alanı. Gölde birde nesli tükenmekte olan balık türü yaşamakta. Sahada yapılacak her şey göle açılıyor. İznik gölünde ağır metal kirliliği var. Bunun nedenlerin başında Cargill de geliyor. Göl havzası ve sulak alan olmasına rağmen madene ruhsat verildi. Yer seçimi çok yanlış. Tamamen orman ve tarımsal alan. Çok hassas bir bölge. Göreceksiniz o ÇED raporu çıkacak” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.