DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 28°C
Az Bulutlu

‘Kentsel dönüşüm mecburiyetten öte mahkumiyet’

Büyük Marmara depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti. Depremin yıldönümünde acılar bir kez daha tazelenirken, Türkiye’deki yapı stoğunun ne kadar sağlam olduğu hala bilinmiyor. Deprem sonrası başlayan ve son yıllarda hız kazanan kentsel dönüşüm çalışmaları ise tartışılan uygulamalar nedeniyle adeta kördüğüme dönüşmüş durumda. Depremin 20. yıldönümünde Ergünkent İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Emin Adanur’dan çarpıcı uyarılar geldi.

16.08.2019
8
A+
A-

17 Ağustos Marmara depreminin üzerinden 20 yıl geçti. Gölcük merkezli depremde resmi rakamlara göre, 18 bin 373 kişi hayatını kaybederken, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişinin kaybolduğu depremde 244 bin 383 bina ya tamamen yıkıldı ya da büyük hasar gördü.

‘YAKLAŞIK 250 BİN BİNA YIKILDI’

7.4 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 250 bin binanın kullanılamaz hale gelmesine dikkati çeken Ergünkent Yönetim Kurulu Başkanı Emin Adanur, Türkiye’nin “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğiyle acı bir şekilde yüzleştiğini söyledi.

’10 KİŞİDEN 7’Sİ BİNASINA DEPREM TESTİ YAPTIRMADI’

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) yaptığı son araştırmaya göre, Türkiye’de her 2 kişiden 1’inin, evinin bulunduğu bölgeyi güvenli olarak tanımladığını, ancak bunun bilimsel bir temele dayanmadığını söyleyen Adanur, “Evet, her 2 kişiden 1’i evinin sağlam olduğunu düşünüyor. Ancak yine aynı araştırmaya göre, her 10 kişiden 7’sinin bu konuda herhangi bir inceleme ya da işlem yaptırmamış olduğu görülüyor. Örneğin Bursa’da da oturduğu binaya deprem testi yaptıran kişi ya da site sayısı son derece az” dedi.

‘BURSA’DA EN AZ 22 BİN BİNA RİSK ALTINA’

Uzmanların sık sık Bursa için de deprem uyarısında bulunduğunu hatırlatan Adanur, İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin verilerine göre, Bursa’da yaklaşık 650 bin bina bulunduğunu, 7 ve üzerindeki bir depremde en az 22 bin binanın yıkılabileceğini kaydetti.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜM MECBURİYET’

Bunun en iyi tahminle 100 bini aşkın insanın enkaz altında kalması riski olduğunu gösterdiğini belirten Adanur, “Bu durum bize kentsel dönüşümün isteğe bağlı olmaktan ziyade bir mecburiyet olduğunu gösteriyor. Hatta ben bunun mecburiyetten de öte mahkumiyet olduğunu düşünüyorum” dedi.

‘BURSA’DA ON BİNLERCE KİŞİ MAĞDUR’

Kentsel dönüşümün taşıdığı önemin topluma yeterince anlatılamadığını kaydeden Adanur, yargıdan çıkan plan iptal kararlarıyla da sorunun büyük bir mağduriyete dönüştüğünü söyledi. Plan iptallerini ortadan kaldırmanın mümkün olduğunu kaydeden Adanur, Bursa’da on binlerce belediyeden somut bir adım atmasını beklediğini belirtti.

‘YENİ BİR PLAN GEREKLİ’

Bursa’nın yeni bir master plana ihtiyacı olduğunu ifade eden Emin Adanur, “Bugüne kadar 0,50 emsal artışlarının karşılığında, söz konusu bölgede artan nüfus 12 bin civarında. Fakat yine bugüne kadar donatı fonksiyonları değiştiği için emsalin boşa çıktığı, yoğunluğun azaldığı birçok parsel de bulunuyor. Şehrin donatı fonksiyonları tekrar ele alınmalı ve yeni bir master plan yapılmalıdır. Buradan çıkan sonuç zaten mahkemelere yeterli bir gerekçe olacaktır ve planların iptalleri ortadan kalkacaktır.” diye konuştu.

Siyasetçilerin, bürokratların, müteahhitlerin ve vatandaşlarının Türkiye’nin ve Bursa’nın geleceği için elini taşın altına koyması gerektiğini kaydeden Adanur, konunun taşıdığı aciliyet ve önemi şu sözlerle anlattı:

‘BİR DEPREM OLSA KAÇ AMBULANS YOLA ÇIKACAK?’

“Düşünün ki bir ambulans yola çıktı ve bir hastayı almaya gidiyor. Yolda giderken ambulans kırmızı ışığı geçiyor, bazen kaldırımdan giderek yayaların hayatını tehlikeye bile sokabiliyor, kısacası hiçbir kurala uymayabiliyor. Neden? Çünkü karşıda ambulansı bekleyen acil bir hasta var ve tüm toplum bunun bilincinde. Allah göstermesin, bir de büyük bir depremle karşılaştığımızı düşünün!.. Herhangi bir deprem olduğunda kaç tane ambulans sokağa çıkacak ve yıkılan evlerin altından kaç tane hastayı taşıyacak? Topluma maalesef bu bilinç yerleştirilemedi ve insanlar dönüşümü açıkçası rant olarak gördü. Bugün ise dönüşüm yapan müteahhitlerin aslında herhangi bir rant elde edemediği açıkça görülmüş oldu. Zira birçok firma batmak üzere ve buna gerekçe olarak da maalesef planların onaylanmamasını gösteriyorlar ki, haklılar da…”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.