DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 15°C
Sağanak Yağışlı

Nakilde en çok böbreğe ihtiyaç var

Ünal yaptığı yazılı açıklamada, organ bağışı ve naklinde Uluslararası Kayıt Sistemi verilerine göre, canlı vericiden böbrek naklinde Türkiye’nin dünyada ilk sırada yer aldığını, ancak kadavradan nakillerde çok alt sıralarda olunduğunu kaydetti.

15.12.2018
20
A+
A-

İSTANBUL (AA) – Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Ünal, Türkiye’de ve dünyada en sık ihtiyaç duyulan organın olduğunu belirtti.

Ünal yaptığı yazılı açıklamada, organ bağışı ve naklinde Uluslararası Kayıt Sistemi verilerine göre, canlı vericiden naklinde Türkiye’nin dünyada ilk sırada yer aldığını, ancak kadavradan nakillerde çok alt sıralarda olunduğunu kaydetti.

Türkiye’de ve dünyada en sık ihtiyaç duyulan organın olduğunu vurgulayan Ünal, “Ülkemizde yaklaşık 63 bin hastaya diyaliz uygulanıyor. Bu hastaların 22 bine yakını kadavra vericiden nakli bekliyor. Ülkemizde 2017 içinde toplam 3 bin 330 hastaya nakli yapılmıştır ve bu hastaların yalnızca beşte birinde verici kaynağı kadavra olmuştur. nakli bekleme listesindeki hasta sayısını azaltmak için beyin ölümü gerçekleşen ve hayatını kaybeden hastalardan organ naklini artırmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Böbrek yetmezliğinin nakli gerekli kıldığını vurgulayan Prof. Dr. Aydın Ünal, böbrek yetmezliğinin en başta gelen nedenlerinin de diyabet ve hipertansiyon olduğunu belirtti.

Ünal, yapılan araştırmaların Türkiye’de hipertansiyon, diyabet ve obezite sıklığının çok yüksek olduğunu ve bunun artmaya devam ettiğini gösterdiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bu sayılan hastalıklar bizim toplumumuzda ve tüm dünyada ilk sırada ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarının en önde gelen risk faktörlerindendir. Bu hastalıklar da beslenme ve hareketsizlikle yakından ilişkilidir. Biz ne yazık ki daha az hareket eden, daha fazla kilo alan ve daha fazla tuz tüketen bir toplum olduk. Bu bahsettiklerimiz hem kırsalda hem de kentte yaşayan bireyler için de geçerlidir. O yüzden bilinçli bir şekilde hareket etmek ve dozunda tüketim yapmak çoğu hastalığa karşı koruyucu olacaktır.”

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.