DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C

Uludağ milli park statüsünden çıkıyor mu?

Bursa’nın çevre sorunlarını Meclis gündemine taşıyan CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, iktidarın Uludağ’ı “millî park” statüsünden çıkarmaya hazırlandığını söyledi. “Uludağ’ı bu şekilde yok etmeye kimsenin hakkı yoktur” diyen Altaca Kayışoğlu, son günlerde Bursa derelerinde yaşanan balık ölümlerine de dikkat çekti.

21.11.2019
4
A+
A-

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Bursa’nın çevre sorunlarını gündeme taşıdı.

Sorunları salt muhalefet olsun diye değil, çözüm üretilmesi amacıyla dile getirdiklerini kaydeden Altaca Kayışoğlu, buna rağmen sorunların artarak devam ettiğini belirtti.

‘BURSA KÖTÜ YÖNETİLİYOR’

“Unutmayalım ki şehirlerin de ruhu vardır, şehirler de yaşarlar, doğa da yaşar. Örneğin bir gölün etrafını betonla çevirdiğiniz zaman -Uzungöl gibi- nefes alamaz, kirlenir, yok olur. Örneğin ağaçları yok ettiğiniz zaman, kestiğiniz zaman o şehrin havası kirlenir, ölen şehirle birlikte insanların da yaşam kalitesi düşer, hastalanır ve ölürler.” diyen Altaca Kayışoğlu, Bursa’nın kötü yönetildiğini savunarak, şöyle devam etti:

“Mevcut, yeşil Bursa’dan griye dönmüş olan Bursa’da elimizde kalan ne varsa onlara da sahip çıkmaya çalışıyor doğaseverler, köylüler, hukukçular. Ama yine de bu mücadelede, tabii, elimizde kalan şeyi de yeşil tutmaya çalışsak da maalesef Bursa griye döndü. Bursa hem sanayi hem tarım şehri, bunun zorluklarını yaşıyor. Yani sanayi konusunda, örneğin denetim yapılması konusunda sorun yaşanıyor.

‘BALIKLAR NEDEN ÖLÜYOR?’

Bursa’da son günlerde çok fazla balık ölümü yaşanıyor. Bu balık ölümleri üzerine hem Büyükşehir Belediyesi hem Tarım İl Müdürlüğü açıklama yapıyor; diyorlar ki: ‘Biz gittik, araştırdık, herhangi bir bulguya rastlamadık.’ E, bulguya rastlanmadıysa bu balıklar niye ölüyor? Su temiz olduğu için mi ölüyor? E, tabii ki hayır. Üstelik bu sularla -işte Gürsu’nun Cenup Deresi, Kestel’in Mandras Deresi- buradan akan kirli sularla koskoca bir ova sulanıyor ve sulanan o topraklarda yetişen ürünleri Bursalılar tüketiyor ve Bursa’da maalesef kanser vakaları, hastalıklar son dönemlerde çok fazla arttı.

Yine, Susurluk tarafından gelip Karacabey’de akan Canbolu Deresi’nde her yıl ama her yıl istisnasız balık ölümleri yaşanıyor. Yani her yıl yaşanan bu balık ölümleriyle ilgili bir sebep bulunamıyor ve bir çözüm de üretilemiyor. Şehri neredeyse boydan boya geçen bir Nilüfer Çayı var, yıllardır lağım kokuyor, yıllardır ama. Her sene ‘Çözeceğiz.’ deniyor ama herhangi bir çözüm üretilmiş değil.”

Bursa ve ilçelerinde belediyelerin kamulaştırmayla park alanı, yeşil alan kurmaya çalıştığını, daha sonra da değişiklik yapıp inşaat alanlarının genişletildiğini savunan Altaca Kayışoğlu, buna örnek olarak da Karacabey’deki Atatürk Parkını örnek gösterdi.

Sanayileşmeye de değinen Altaca Kayışoğlu, “ÇED raporları veriliyor, kimyasallarla yapılan temizlikler göz önünde bulundurulmuyor. Özellikle derelerin kirlenmesiyle ilgili şunu söylemek istiyorum: Bu kimyasal atıklar mesai saatlerinde, hafta içi yapılmıyor. Ne zaman yapılıyor? Bayram tatilinde, mesai saatinden sonra, hafta sonu. Sonra, yetkililer gidip diyorlar ki: ‘Tertemiz akıyor dere.’ Ama hizmetin mesaisi olmaz. Buna bir çözüm bulun, bu denetimleri gerekirse mesai saatleri dışına, hafta sonuna taşırarak çevremizin, insan sağlığının korunmasında çaba harcayın diyorum” ifadelerini kullandı.

Kayışoğlu, şöyle devam etti:

‘HER TARAF BİYOKÜTLE SANTRALİ’

“Bursa’nın her tarafı biyokütle enerjisi santraliyle çevrilmeye çalışılıyor. Mustafakemalpaşa’nın Kosovası, Büyükorhan’ın Karaağızı, en son Karacabey’in Karasu köyünde, Allah’tan köylüler büyük bir mücadele veriyorlar, hukuk mücadelesi veriyorlar ve bunu püskürtüyorlar. Başka şehirlerde de benzer çalışmaların olduğunu biliyoruz.

‘ÇOCUKLARIMIZA BÖYLE BİR ULUDAĞ BIRAKAMAYIZ’

Son olarak, duyduğumuz kadarıyla Uludağ’ın ‘millî park’ statüsünden çıkartılıp alan başkanlığına devriyle ilgili çalışma başlatılmış. Bu gerçekten doğaya, toprağa, Allah vergisi oradaki endemik yapıya bir ihanettir. Uludağ’ı bu şekilde yok etmeye kimsenin hakkı yoktur. Yani millî park statüsündeyken dahi Uludağ zarar görürken bu şekilde alan başkanlığına devri Uludağ’ı Uludağ olmaktan çıkaracaktır. Çocuklarımıza böyle bir Uludağ bırakmak istemeyiz.

Bursa’nın gerçekten havası kirli, suyu kirli -en kirli havaya sahip şehirlerden bir tanesi Bursa- toprağı kirli; bunu bir an önce düzeltmemiz gerekiyor ama yapılan uygulamalar tam tersine yol açıyor. Örneğin Gemlik’te bir kimya tesisinin kapasitesi büyütülüyor ve derin deniz deşarjıyla hem deniz suyunun ısıtılması hem de kirletilmesinin önü açılıyor. Bursa Ovası’nda adrese teslim plan değişiklikleri ve Bursa Ovası’nın işgali sürekli devam ediyor. Bugün Mecliste görüşülecek olan 128 sayılı Kanun Teklifi’yle -çokça dile getirildi, evet- Orhaneli’de bulunan termik santralin filtresi olmasına rağmen bunun kullanım zorunluluğunu erteleyecek bir madde geçirilmeye çalışılıyor. İnanıyorum ki buradaki bütün milletvekilleri buna karşı duyarlılık gösterecektir ve bu maddeye “Hayır.” diyeceklerdir. İnanın ki Orhaneli’ye gittiğimizde o dumanı görüyoruz zaten. Orhaneli’de bütün köylüler artık sebze yiyemediklerini söylüyorlar, domatesi kopardıklarında üstünün simsiyah olduğunu söylüyorlar. Hem Orhanelililer hem Bursalılar zehir soluyorlar. Sürem kalmadı, son olarak bir şey daha göstereyim: Bu göl Gemlik’in Fevziye köyünde Karagöl idi. İşte şu nilüfer çiçeklerinin güzelliğini görüyorsunuz, şimdiki hâli artık kuru göl, göl yok yani ortada.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.